Mayıs 30, 2026
#Kültür Sanat

Bir merak sanatı: Seyahat

SERAY ŞAHİNER – İnsanlığın en eski dürtülerinden biri olan merak, yüzyıllar boyunca keşiflerin, icatların, fetihlerin ve türlü yolculukların itici gücü oldu. Bazen bireysel arayış olarak başlayan bu his, zamanla toplumları harekete geçiren tarihsel bir dinamizme dönüştü. Merakın ilk ve en güçlü tezahürlerinden biri ise elbette seyahat etmekti.

Meşher’de kapılarını açan “Seyahat Sanatı” sergisi, bu düşünceden hareketle ziyaretçilerini ‘geçmişe seyahate’ davet ediyor. 15. YY sonlarından 20. YY’ın ilk çeyreğine uzanan zaman diliminde Osmanlı coğrafyasına yapılan seyahatleri farklı motivasyonlar üzerinden ele alan sergi; keşif, diplomasi, sanat, bilim ve kişisel merak gibi kavramların izini seyahat üzerinden sürüyor.

Hafızadaki güçlü yeri

Batı literatüründe “Ars Apodemica” olarak adlandırılan ve “Seyahat etme sanatı” anlamına gelen külliyattan yola çıkılarak kurgulanan serginin küratörlüğünü Sadberk Hanım Müzesi’nden M. Merve Uca, koordinasyonunu ise Sadberk Hanım Müzesi Direktörü Hülya Bilgi üstleniyor.

Sadberk Hanım Müzesi ve Ömer Koç koleksiyonlarından seçilen birbirinden değerli eserleri buluşturan sergi, yalnızca geçmiş yolculukların hikâyesini anlatmakla kalmıyor; aynı zamanda seyahatin kültürel hafızayı nasıl şekillendirdiğini analiz ediyor. Meşher’in üç katına yayılan sergi “merak, inanç, diplomasi, savaş, ticaret ve turizm” gibi başlıklar altında insanların neden yola çıktığını ve bu yolculuklara nasıl izler bıraktığını aktarıyor.

Kültürel temas

Öne çıkanlar eserler arasında Albrecht Dürer, Jacopo Ligozzi, Louis-François Cassas gibi tanınmış sanatçıların eserleri, seyahat kitapları, İstanbul manzaraları, diplomatik hediyeler, haritalar ve Osmanlı dünyasını belgeleyen önemli görsel kaynaklar var. Özellikle Meşher’in girişinde ziyaretçileri selamlayan, bilim-doğa ve astronomik yansımalar; merakın dünyayı nasıl dönüştürücü bir yere taşıdığını gösteren anlamlı bir köşe.

Serginin kapsadığı 500 yıllık tarih aralığı ‘seyahatin’ daha çok savaş, fetih, haç ve diplomatik etkileşim üzerinden ilerlediği yıllar… Sergideki aktarım da doğal olarak bu alandaki nesnelerle ilerliyor.

Seyahatnamelerin yanı sıra dönemin dünyasını yansıtan eserler ve Osmanlı coğrafyasına dair objeler, tablolar, seramikler, Kâbe, Kudüs ve kutsal rotalar etrafında şekillenen görseller, kostüm albümleri, kıyafetler sürecin birer parçası. Her seyahat aynı zamanda bir kültürel temas. 

‘Dünyaya bakışı dönüştürüyor’ 

Küratör M. Merve Uca, disiplinlerarası ekip ve danışmanlıkla bir buçuk yılda hazırlanan sergiyi anlatırken “Zorlayıcı ama en keyifli tarafı, çok farklı disiplinleri tek bir anlatı altında bir araya getirmekti. Seyahat, insanın dünyaya bakışını dönüştürür. Gözlem, karşılaştırma, merak ve anlatma arzusu yaratır. Sergideki pek çok eser de bir yolculuğun sonucunda ortaya çıkmış kitaplar, resimler ve objelerden oluşuyor. Bu anlamda seyahat hem ilham kaynağı hem de yaratıcı bir üretim biçimi” diyor. 

 

Eğlence kültürü yeniden inşa edildi

‘Filmlerinizi Türkiye’de çekin’

Leave a comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir