
“Basur Sandım” diyerek kanseri geçiştirmeyin!
“Hemoroid tamamen ‘yoktan çıkan’ bir hastalık değil, hepimizde olan damar yapılarının hastalıklı hale gelmesidir” diyen Türk Cerrahi Derneği BaşkanıProf. Dr. Ahmet Serdar Karaca, “Hayatının bir döneminde bu sorunu yaşayan insanların oranı hem Türkiye’de hem de dünyada %40-50’lere kadar çıkabiliyor” dedi. Hastalığın en sık görülen belirtilerinin makatta ağrı, kaşıntı, şişlik hissi ve tuvalet sırasında kanama olduğunu belirten Prof. Dr. Karaca, her kanamanın hemoroid anlamına gelmediğine dikkat çekerek şu uyarıyı yaptı: “Anal fissür (çatlak), fistül ve apse hemoroidle sıklıkla karıştırılır. Ancak daha önemlisi, kalın bağırsak kanseri gibi ciddi hastalıklar da bazen ‘basur sandım’ diye geçiştirilebiliyor. Bu yüzden kendi kendine teşhis koymak büyük bir risk taşıyor.”

Doktora gitmekten çekinmeyin
Türkiye’de hastaların doktora gitme oranının düşük olduğunu ifade eden Prof. Dr. Karaca, “İnsanlar utanma veya korkuyla doktora gitmeyi geciktiriyor. Oysa erken teşhis, ameliyat ihtiyacını büyük ölçüde ortadan kaldırır” dedi ve cerrahi müdahalenin ise ancak ileri evrelerde ve sürekli dışarı sarkan hemoroidlerde kaçınılmaz olduğunu belirtti. Prof. Dr. Karaca, hemoroidden korunma yöntemlerini şu sözlerle özetledi: “Bol su içmek, lifli beslenmek, tuvalette uzun süre kalmamak ve şikâyet başladığında bir uzmana başvurmak gibi küçük alışkanlık değişiklikleriyle hastalığı kontrol altında tutmak mümkündür.”

Oturma banyosu etkili mi?
Hastaların akut ve yangılı dönemde sıklıkla tercih ettiği oturma banyosu ve bitkisel ürünler hakkında da önemli bilgiler paylaşan Prof. Dr. Karaca, “Oturma banyosunun semptomatik rahatlama sağladığı düşünülse de pratikte her zaman yeterli ve hızlı bir çözüm sunmayabiliyor. Özellikle ağrı ve yanmanın ön planda olduğu hastalarda, daha hızlı etki gösteren, lidokain gibi lokal anestezik içeren topikal ajanlar yaşam kalitesini artırmada daha etkili bir seçenek olabiliyor” bilgisini paylaştı. Hastalığın kendi kendine geçmesini beklemenin süreci zorlaştırabileceği bilgisini de paylaşan Prof. Dr. Karaca, tedavi yaklaşımını şu sözlerle özetledi: “Hafif vakalarda semptomlar gerileyebilir ancak ağrı ve şişlik varsa sürecin uzaması yaşam kalitesini ciddi etkiler. Bitkisel ürünler destekleyici olabilir ancak akut dönemde ağrı ve inflamasyonu kontrol altına almak için kanıtlı, medikal tedaviler ön planda değerlendirilmelidir.”

