İstanbul, 21 Haziran 2025 — Anoreksiya nervoza, artık yalnızca ergenlerin değil, ilkokul çağındaki çocukların da kabusu haline geldi. Hollanda’da 8 yaşındaki çocuklarda bile teşhis edilen bu ölümcül yeme bozukluğu , Türkiye’de de giderek daha küçük yaşlarda görülüyor. Ürkütücü olan ise, zayıflık uğruna mide küçültme ameliyatı gibi radikal yöntemlere başvuran gençlerin sayısındaki artış ve bunun yarattığı geri dönüşsüz sağlık kayıpları…

📉 Çocuk Bedenlerdeki Yıkım: Rakamlar Ürkütücü!
- 8 Yaş Sınırı Aşıldı: Hollanda’daki beslenme bozukluğu kliniklerine başvuran 8-13 yaş arası çocuk sayısı alarm verici düzeyde artıyor. Hastalık, kız çocuklarında erkeklere oranla 10 kat daha fazla görülüyor .
- 25 Kiloya Düşen Hayatlar: Sosyal medya fenomeni Nihal Candan’ın 25 kiloya düşmesi, tedavi sırasında iki kez kalbinin durması , hastalığın ne kadar ölümcül olabildiğini gözler önüne serdi.
- Mide Ameliyatı Kâbusu: Özellikle ergenlik dönemindeki bazı gençler, sosyal baskı ve beden algısı bozukluğunun etkisiyle cerrahi çözümlere yöneliyor. Ancak zaten ciddi beslenme yetersizliği olan bu bireylerde ameliyat sonrası komplikasyon riski (enfeksiyon, yara iyileşmesinde gecikme, organ yetmezliği) katlanıyor. Uzmanlar, anoreksiya temelinde yatan psikolojik sorunlar çözülmeden yapılan ameliyatların ölüm riskini daha da artırdığı konusunda uyarıyor .

🔍 Neden Çocuklar ve Gençler Hedefte?
- Sosyal Medyanın “Filtreli” Gerçekdışılığı: Bilkent Şehir Hastanesi’nden Prof. Dr. Esra Çöp’ün vurguladığı gibi, sosyal medyada “yapay, gerçekçi olmayan ideal bir beden algısı” pompalanıyor. Çocuklar bu imkansız ideale ulaşmak için beslenmelerini katı kurallara bağlıyor. Zayıflık, başarı ve güzellikle eşdeğer görülüyor .
- Aile İçi Dinamiklerdeki Kırılmalar: Klinik Psikolog Beste Hasırcı’ya göre; aşırı kontrolcü, eleştirel veya mükemmeliyetçi aile tutumları, çocukta “değersizlik” hissi yaratıyor. Kontrolü yemek üzerinden sağlama çabası, anoreksiyaya zemin hazırlıyor. Travmatik deneyimler (istismar, kayıp) de tetikleyici olabiliyor .
- “Refeeding” Tuzağı ve Ameliyatın Cazibesi: Uzun süre aç kalan vücut, aniden beslenmeye başlayınca ölümcül elektrolit dengesizliği (refeeding sendromu) riski doğuruyor . Bu korkunç bilgiye erişen bazı gençler, “hızlı çözüm” umuduyla -tamamen yanlış bir seçimle- mide ameliyatlarına yönelebiliyor. Oysa bu ameliyatlar, anoreksiyadaki temel psikolojik sorunları çözmediği gibi, besin emilimini daha da bozarak organ yetmezliği ve ölüm riskini katlıyor .
⚠️ Mide Ameliyatının Anoreksiyalı Hastalarda Yol Açtığı Ek Riskler:
- Besin Emiliminin Tamamen Bozulması: Zaten yetersiz beslenen vücut, ameliyat sonrası temel vitamin/mineralleri alamaz hale gelir .
- Kalıcı Nörolojik Hasar Riski: Beyin ve sinir sistemi, besin yetersizliğine bağlı kalıcı hasar görebilir .
- Psikolojik Çöküşün Derinleşmesi: Ameliyat, altta yatan değersizlik hissini ve beden nefretini dindirmez, aksine körükler .
- Ölüm Oranında Artış: Anoreksiya zaten psikiyatrik hastalıklar arasında en yüksek ölüm oranına (%5-20) sahipken , ameliyat komplikasyonları bu riski katlar.
💡 Çözüm Yolları: Erken Müdahale ve Toplumsal Bilinç Şart!
- Çok Yönlü Tedavi Şart: Tedavi psikiyatrist, çocuk doktoru, diyetisyen içeren bir ekip gerektirir. Bilişsel Davranışçı Terapi ve aile terapisi kritiktir .
- Okullarda Beden Algısı Eğitimi: Prof. Dr. Çöp, okullarda “medya okuryazarlığı” ve gerçekçi beden algısı eğitimlerinin zorunlu olması gerektiğini vurguluyor .
- Ailelere Kritik Görev: Çocukların yeme davranışlarındaki değişim (yemekten kaçınma, takıntılı kalori sayma, aşırı egzersiz) erken uyarı işaretidir. Derhal uzmana başvurulmalı .
- Sosyal Medya ve Medyaya Sorumluluk: “İdeal beden” dayatması yapan içerikler ve filtre kullanımının zararları konusunda farkındalık kampanyaları şart .
- Cerrahi Müdahalede Psikolojik Tarama: Kilo vermek için mide ameliyatı talep eden gençlerin mutlaka kapsamlı psikiyatrik değerlendirmeden geçirilmesi, anoreksiya veya diğer yeme bozukluğu belirtileri varsa ameliyatın kesinlikle reddedilmesi gerekiyor.
🌱 Umut Var: Erken Yakalanırsa Tedavi Mümkün!
Hollandalı uzman Prof. Annemarie van Elburg, genç yaşta tedaviye başlayanların iyileşme şansının daha yüksek olduğunu belirtiyor . Aile desteği ve doğru terapötik yaklaşımla, Nihal Candan gibi vakaların hayata dönmesi mümkün. Ancak çözüm, radikal cerrahilerde değil, ruh ve beden sağlığını bütüncül iyileştiren tıbbi ve psikolojik tedavidedir.
Bu sessiz salgınla mücadele, yalnızca ailelerin veya sağlıkçıların değil; medyanın, sosyal platformların ve eğitim sisteminin topyekûn sorumluluğudur. Çocuklarımızın bedenleri değil, özgüvenleri ve sağlıklı gelecekleri ön planda olmalı.